Kapıyı sertçe çarpıp odadan çıkmıştım. Buralara nasıl mı geldim? Anlatacağım hepsini teker teker.
Benim Adım Çınar Akkoray. 19 yaşındayım. Gözlüklü, siyah gözler ve siyah saçlarım vardı. Asosyalim fazla insalarla takılmayı sevmem. Annemle babam boşandığından beri hayatım pek güzel ilerlemiyor. Tek yaşama amacım şuan sadece Akif... Benim hoşlandığım hatta takıntı yaptığım çocuk!
Yıllardır Akife platoniğim. Nerdeyse Anaokulundan beri. Annelerimiz arkadaştı ve biz de bu sayede tanıştık. Nerdeyse küçüklüğumden beri ona bir hayranlık ve sevgi besliyorum içimde. Bu zamanla aşka dönüştü aşkım da bir takıntıya. Neyse şimdi kapıyı çarpıtıgim ana geri dönüyoruz.
Odanın kapısını sertçe çarpıp odadan çıkmıştım. Kimin ve nerenin odası mi? Müdürün odasiydi. Neden mi oradaydım? Okul kaydı için tabikide! Akif ile aynı üniversiteye gidebilmek için buraya yazılmaya gelmiştim ama bana kontenjanın dolu olduğunu söyledi Müdür. Hızlıca Üniversitesinin bahçesine çıktım ve banka oturdum. Ellerimi saçlarıma geçirdim.
-Off! Kahretsin... Sikerler!
Kendi kendime sızlanıyordum. Çünkü bu okulu çok istiyordum! Akifle reşit olmama rağmen 1 yıl geç üniversiteye başladım. Çünkü ilk başta sıralamam buraya yetmemisti. Bu yüzden 1 sene mezuna kalıp çok çalıştım! Normalde Tıp okumayı hiç istemem hatta hiç sevmem! Ama Akif için değdiğini düşünüyorum. -Akif Tıp bölümünde okumak için bu Üniversiteyi secmisti-
Bankta bir süre oturdum. Bacaklarım, ellerim titriyord. Ne yapıcam? Bir sene daha mezuna kalıp Akiften uzak kalamam! Hemen bir fikir dusunmeliyim. Kontenjan dolu olduğunu söylemişti müdür! Evet evet hatırlıyorum. O zaman... Kontenjanın boşalması için ne yapmam gerektiğini çok iyi biliyorum.
DEVAM EDECEK...
