Cherreads

Chapter 6 - KIVILCIM

Sabah ağırdı.

Işık eve dolmuştu ama sıcak değildi; sanki bu dünyada güneş bile izinle doğuyordu.

Zeythara uyanıktı. Sert yatağın kenarında oturuyor, parmaklarını dizlerine bastırıyordu. Bu beden zayıftı. Kaslar geç tepki veriyor, nefes çabuk kesiliyordu. Ama zihni… zihni yerindeydi. Hatta fazla uyanıktı.

Kaelric ayaktaydı. Duvara yaslanmış, kolları göğsünde. Gözleri Zeythara'nın üzerindeydi ama bakışı ölçülüydü; süzen değil, tartan.

"Bugün dışarı çıkacağız," dedi Kaelric.

Zeythara başını kaldırdı.

"Emir mi, teklif mi?"

Kaelric'in ağzının kenarı kıpırdadı.

"Uyarı."

Zeythara ayağa kalktı.

"Bakışlar üstümüzde olacaksa," dedi, "alışsınlar."

Kaelric kapıya yöneldi, sonra durdu.

"Bakışlar üstümüzde olacak," dedi.

Zeythara omuz silkti.

"Varsın olsun."

Sokağa çıktıklarında köy sessizdi. Bu sessizlik huzurdan değil, alışkanlıktandı. İnsanlar bakıyor ama konuşmuyordu. Dün olanlar unutulmamıştı; sadece yüksek sesle söylenmemişti.

Tarlalardan dönen kadınlar görünüyordu. Eğik omuzlar. Yavaş adımlar. Toprak ayaklarına yapışmıştı. Kimse başını kaldırmıyordu.

Zeythara onlara baktı. Uzun uzun.

"Bu kadar sessizlik insanı hasta eder," dedi.

Kaelric yan gözle baktı.

"Bu dünyada sessizlik sağlıktır."

"Hayatta kalmak başka," dedi Zeythara. "Yaşamak başka."

Pazar yerinde bir adam bağırıyordu. Bir kadının önünde durmuş, elini kaldırmıştı. Kadın diz çökmemişti ama bedeni hazırdı; birazdan çökeceğini biliyordu.

Kaelric öne çıktı.

"Yeter."

Adam döndü. Sırıttı.

"Ne dedin sen?"

Kalabalık yavaşça yaklaştı. Erkekler. Alışkanlıkla izleyenler.

Zeythara Kaelric'in yanına geldi.

Adam bu kez ona baktı. Baştan aşağı süzdü.

"Yerine dön, kadın."

Zeythara başını eğmedi.

"Dönmeyeceğim."

Adam kaşlarını çattı.

"Diz çök."

"Hayır."

Bu kelime yere düştü.

Yabancıydı. Rahatsız ediciydi.

Adam elini kaldırdı.

Kaelric yarım adım öne çıktı.

"Dokunursan," dedi sakince, "işler çirkinleşir."

Adam Kaelric'e baktı. Sonra çevresine. Dün olanları hatırlayan birkaç yüz vardı. Fısıltılar. Ama kimse geri adım atmadı.

Adam tükürdü.

"Kadın yüzünden mi?"

Kaelric'in sesi sertleşti.

"Benim yüzümden."

Bir an geçti.

Sonra bir tane daha.

Adam vurmadı. Ama geri de çekilmedi. Yolu açtı, isteksizce.

Kadın hızla uzaklaştı.

Kalabalık dağıldı. Konu kapandı. Ama mesele kapanmadı.

Yürürlerken Kaelric konuştu:

"Bunu alışkanlık hâline getirme."

Zeythara yan gözle baktı.

"Kıskandın mı?"

Kaelric güldü. Kısa, alaycı.

"Kendini fazla önemsiyorsun."

"Belli," dedi Zeythara. "Gözünü ayıramadın."

Kaelric cevap vermedi. Ama dudaklarının kenarı bu kez daha belirgin kıpırdadı.

Eve döndüklerinde kapıyı Kaelric kapattı. Sürgüyü yerine oturturken çıkan ses sertti.

"Bu bedenle dikkatli olman gerek," dedi.

Zeythara ona yaklaştı. Aralarında bir adım kaldı.

"Beni korumaya mı çalışıyorsun?"

"Kontrol ediyorum," dedi Kaelric.

"Ettin mi peki?"

Kaelric bakışlarını kaçırmadı.

"Henüz."

Zeythara gülümsedi. Bu gülümseme meydan okuyan cinstendi.

"İstersen dene."

Kaelric bir an durdu. Sonra aniden hamle yaptı.

Zeythara refleksle karşılık verdi. Açıyı kapattı, ama beden gecikti. Denge bozuldu. Geriye savruldu ama düşmedi.

Kaelric geri çekildi.

"Tekniğin yerinde," dedi.

"Bedenin değil."

Zeythara nefesini düzenledi.

"Bu beden öğrenir."

"Öğrenir," dedi Kaelric. "Ama canın yanar."

Zeythara omuz silkti.

"Alışığım."

Kaelric yaklaştı. Bu kez mesafe tehditkâr değildi. Daha çok… meraklıydı.

"Sen gerçekten korkmuyor musun?"

Zeythara gözlerinin içine baktı.

"Korkarım," dedi. "Ama diz çökmem."

Kaelric kısa bir sessizlikten sonra başını yana eğdi.

"Baş belası olacaksın."

Zeythara gülümsedi.

"Sen de."

Gece çökerken Zeythara yatağa oturdu. Göğsünün içinde tanıdık bir sıcaklık vardı. Yıldırım değildi. Ama boşluk da değildi.

Derinin altında, çok derinde,

küçük ama inatçı bir kıvılcım vardı.

More Chapters