Cherreads

Chapter 3 - Gerçekler...

Akame ve Luna evden çıkmış, cesetten kurtulabilmek için şehirin uzak bir tarafında olan ormanın içerisindeki dere kenarına gelmişlerdi. Luna hala bu gördüklerine inanmıyordu. En sevdiği arkadaşından ölüm tehdidi almayı hiç beklemiyordu. Ayrıca nasıl annesini öldürdükten sonra bu kadar soğukkanlı kalabiliyorlardu ki? Luna daha fazla dayanamadı ve sordu;

"Akame, anneni öldürdün farkında mısın? Kendi ellerinle... Yakalanırsak ne yapacağız? Baban evde olmasa da er ya da geç annenin kaybolduğunu fark edecek. Polise gidecek ve biz yakalanacağız. Gerçekten ne yaptığını zannediyorsun? Ben senin en yakın arkadaşındım. Beni ölümle tehdit edecek kadar ne oldu sana böyle? Madem suç ortaklarıyız, bana her şeyi anlat..."

Akame annesini göle atmadan önce onu çıplak hale getirdi ve 15 kiloluk bir Zinciri annesinim cesedine bağladı. Böylece annesi su yüzeyine çıkmayacaktı... Zincir, tuzak ağı gibi bağlandığında çözmeyi imkansız haline getiren dikenlere, girişlere ve çıkışlara sahipti. Böylece ona ulaşmak bile imkansız hale gelecekti. Akame en sonunda derin bir iç çekti ve kırmızı gözlerini Luna'ya çevirdi;

"Annem de, babamda Sadistler. Bana veya herhangi bir canlıya acı çektirmeyi seven, kişiler... Doktora gitmek konusunda, yani benim Derealizasyon bozukluğu yaşadığım konusunda yalan söylemişti. Muhtemelen senin endişe edip benim yanıma girmemi sağladıktan sonra senin de derini soyacaktı..."

Luna birkaç saniye nefes bile alamadı. Ağzını açtı ama konuşamadı. Akame, onun söylediklerini anlamış gibi karnını açtı ve gösterdi;

"Evet, derimi soydu."

Luna Akame'nin karnına doğru baktı. Deriler kalkmış, altındaki et parçaları görülüyordu. Durum çok kötü gözüküyordu. Luna'nın gözlerinden yaş geldi. Ağlamaya başladı ve bağırarak sordu;

"Senin derin soyulmuş... Nasıl bu kadar rahat konuşabiliyorsun!?"

Akame'nin gözleri kısıldı ve yüzünde rahatsız edici bir gülümseme oluştu;

"Konjenital Analjezi hastasıyım."

Luna gerçekten hiçbir şey anlayamıyordu. Kafasını sağ sol yaptı ve gözlerini sildi. Sesini kısamıyordu... Bağırarak sordu;

"Akame... Sen nesin böyle? Bana her şeyi en baştan anlat! Ne olursun... Gerçekten hiçbir şey anlamıyorum. Ben mi aptalım!? Lütfen hiçbir şeyi atlama!"

Akame derin bir iç çekti. Sesi olması gerekenden çok daha normal geliyordu;

"Tamam... İyi dinle. Sadece bir kez anlatacağım..."

Luna'nın gözleri doğrudan Akame'ye bakıyordu. Sadece onu dinlemeye odaklanmıştı. Akame derin bir iç çekerek söze başladı;

"Sizin aksinize hiçbir zaman normal bir hayat yaşayamadım. Doğrudan anlatmam gerekirse annem ve babam beni istememişler. Fakat dedem beni sevmiş ve annemi doğurması için ikna etmiş. Beklenene göre çok daha erken bir doğum yapmış annem. Yani 9 aylık değilde 6 aylık bir bebek olarak doğmuşum. Doğduğumda ise Konjenital Analjezi hastası olarak doğmuşum. Annemde ve babamda gözükmese de dedemden geçen bir hastalık... Acının ne olduğunu hiçbir zaman bilemedim. Bu yüzden acıyı bilmek istedim. Gerçekten acının ne olduğunu öğrenmek istiyordum. Annem ve babam ise beni hiçbir zaman sevmemişti. Dedem ben 5 yaşına geldiğimde kalp krizi geçirdi ve hayatını kaybetti. Böylece beni bu hayatta seven tek kişinin ölümüyle boşluğa düştüm. Annem ve babam tarafından bir çok kez bilinçli olarak yaralandım. Bir çok kez intihar etmeye çalıştım. Olmadı, garip bir şekilde bunu yapamadım. 15 yaşıma geldiğimde yani bundan 2 sene önce okula başlarken onu gördüm. Senji Kakudo'yu... O benim hayata tutunma sebebim olmuştu. Okulun ilk günü yere düştüm. Kimse beni yerden alıp kaldırmazken o bana elini uzattı. Onun gözlerine baktığımda cenneti görüyordum. Ona baktığımda... Aşkın beden bulmuş halini görmüştüm. O benim var olma sebebimdi. O zaman anlamıştım..."

Gözlerini kıstı;

"Benim hayatım, aşkım... Şu anda, hayat savaşı veriyor... Daha önce hayat sebebi olmamış ben... Hayat sebebini bulduktan sonra, onu tekrardan kaybetmemek için neler yaparım? Aklın bunu alabiliyor mu?"

Yüzündeki gülümseme genişledi ve elini ağzına götürüp kıkırdadı;

"Bunun peşini bırakmayacağım. O ölürse, benim ne yapacağımı, ona bunu yapan insanlar anlayacak... Hepsini ölmekten beter edeceğim..."

Gözlerinden yaşlar geldi ve gülümsemesi hafifçe soldu;

"Ben... Ben ilk kez çıkışı olmayan bir yoldaymışım gibi hissediyorum. Ben..."

Birkaç saniye sessizlik oldu;

"Ben ilk kez acı çekiyorum..."

Luna duyduklarını sindirmeye çalışıyordu. Zorda olsa ağzından bir cümle döküldü;

"Anneni... Anneni bunun için mi öldürdün?"

Elini sıkılaştırdı. Sakin olmaya çalışsa bile başaramıyordu...

"Sen psikopatsın..."

Akame, Luna'nın gözlerine baktı;

"Seni öldürürüm kısmında ne kadar ciddi olduğumu anladığını düşünüyorum. Bundan sonra bana yardım edeceksin. Bu senle ikimizin arasında bir sır olarak kalacak... Sevgili kankam..."

Elini uzattı ve Luna'ya gülümsedi;

"En yakın iki arkadaş olarak artık ayrılmayacağız. Artık sadece arkadaş değil, iş ortaklarıyız..."

Luna onun uzanan eline baktı. Birkaç saniye sessiz kaldı. En sonunda derin bir iç çekti ve eli sıktı fakat hiçbir şey söyleyemedi... Ama bu sessizlik onun sadece kabulüydü...

More Chapters