Cherreads

Chapter 142 - Akira 2

Beden eğitimi dersinde herkes sıraya dizilmişti.

Öğretmen bir hedef tahtası kurmuştu, uzakta.

"Güçlerinizi göstereceksiniz," dedi. "Sırayla."

Kaito ilk sırada duruyordu.

Elini uzattı.

Küçük bir kıvılcım, tahtanın kenarına dokundu.

Hafif bir duman yükseldi.

"Yeterli," dedi öğretmen.

Kaito geri çekildi, biraz utanmış.

---

Sıra Reon'a geldiğinde her şey değişti.

Omuzlarını gerdi.

Elini kaldırdı.

Havada bir şey titredi, görünmez ama hissedilir.

Sonra bir ses.

Keskin, kısa, yüksek.

Tahta ortadan ikiye ayrıldı.

Toz havaya kalktı.

Birkaç öğrenci alkışladı.

Reon alkışları umursamadı.

Gözleri Akira'daydı.

"Sıra sende," dedi.

Sesi meydan okuyordu.

---

Akira öne çıktı.

Elini kaldırdı.

Hiçbir şey olmadı.

Bir süre daha bekledi.

Yine hiçbir şey.

"Yapamıyorum," dedi, omuz silkerek.

Reon'un yüzünde bir şey kıpırdadı.

Hayal kırıklığı değildi.

Daha çok bir hor görme.

"Ciddi misin?"

"Ciddiyim."

"Hiçbir şeyin yok yani."

Akira başını salladı.

"Şimdilik."

Reon kısa bir kahkaha attı.

Alaycı, yüksek.

"Şimdilik mi? Burada 'şimdilik' diye bir şey yok. Ya var ya yok."

Akira ona baktı.

Gülümsemesi bozulmadı.

"O zaman yok."

Bu cevap, Reon'u bir an durdurdu.

Beklediği bir şey değildi.

---

Teneffüste Reon, Akira'nın yanına geldi.

Kimse çağırmamıştı.

"Neden kızmıyorsun?"

"Neye?"

"Dediklerime."

Akira düşündü.

"Çünkü doğru söylüyorsun."

Reon kaşlarını çattı.

"Ne?"

"Gücüm yok. Bu bir gerçek. Kızacak bir şey değil."

Reon bir süre ona baktı.

Sonra, beklenmedik bir şekilde, yanına oturdu.

Sormadan.

"Çoğu insan bunu söyleyince ağlardı."

"Ben ağlamıyorum."

"Görüyorum."

Sessizce oturdular.

Reon'un elinde hâlâ hafif bir titreşim vardı, farkında olmadan.

---

"Neden benimle uğraşıyorsun?" diye sordu Akira, bir süre sonra.

Reon cevap vermeden önce düşündü.

"Çünkü herkes sana acıyor."

"Sen acımıyor musun?"

"Hayır."

Akira'ya döndü.

"Acımak, birini küçük görmektir. Ben seni küçük görmüyorum."

Bu cümle, Akira'nın gülümsemesini bir anlığına değiştirdi.

Daha gerçek bir şeye.

"Teşekkür ederim."

"Teşekkür etme."

Reon ayağa kalktı.

"Gücün açıldığında," dedi, arkasını dönerken, "seninle dövüşeceğim. Ciddi bir dövüş."

"Şimdiki gibi değil mi?"

"Şimdi dövüşülecek bir şey yok."

Uzaklaştı.

Akira, onun ardından baktı.

Gülümsemesi hâlâ oradaydı.

Ama bu kez, içinde küçük bir şey de vardı.

Bir merak.

---

Akşam, evde, Lyria'ya bugünü anlattı.

Reon'u anlatırken sesi farklıydı.

Daha canlı.

"Garip biri," dedi Lyria, gülümseyerek.

"Evet. Ama kötü biri değil."

"Nereden biliyorsun?"

Akira bir süre düşündü.

"Bilmiyorum. Hissediyorum sadece."

Lyria ona baktı.

Uzun bir süre.

"Bazen," dedi, "hissetmek yeterlidir."

Akira bunun ne anlama geldiğini tam çözemedi.

Ama annesinin sesindeki yumuşaklığı fark etti.

Ve bir şey daha fark etmeden geçti:

Lyria'nın gözleri, bir anlığına, çok uzak bir yere bakmıştı.

---

More Chapters