Cherreads

Chapter 143 - Sessizlik

Sınıfın en sessiz kızının adı Yui'ydi.

Akira bunu ancak üçüncü haftada öğrendi.

Çünkü Yui kendini tanıtmazdı.

Biri sormadıkça.

"Neden hiç konuşmuyorsun?" diye sordu Akira, bir öğle arası.

Yui omuz silkti.

"Konuşacak bir şeyim yok."

"Herkesin bir şeyi vardır."

"Benim yok."

Akira bunu bir süre düşündü.

"O zaman ben konuşurum. Sen dinlersin."

Yui ona baktı.

İlk kez, gözlerinde bir şey kıpırdadı.

"Neden benimle uğraşıyorsun?"

Akira gülümsedi.

"Çünkü burası boştu."

Yui'nin ağzının kenarı hafifçe yukarı kalktı.

Gülümseme değildi.

Ama ona yakın bir şeydi.

---

Reon, teneffüste yanlarına geldi.

Elindeki tepsiyi hiç sormadan masaya bıraktı.

"Burada mı oturuyorsun artık?" dedi Akira.

"Sorun mu var?"

"Yok."

Reon, Yui'ye baktı.

Yui gözlerini kaçırdı.

"Sen de mi hiç konuşmuyorsun?"

"Konuşacak bir şeyim yok," dedi Yui, aynı cümleyi tekrarlayarak.

Reon kısa bir kahkaha attı.

"İkiniz de tuhafsınız."

"Sen de buradasın," dedi Akira.

"Ben tuhaf değilim."

"Sen en tuhafısın."

Reon'un gözleri kısıldı.

Ama bir şey söylemedi.

Sadece yemeğini yemeye devam etti.

Masada, ilk kez, üçü birden sessizce oturdu.

Rahatsız edici bir sessizlik değildi.

---

Akşam, televizyon açıktı.

Lyria mutfakta, Akira koltukta.

Haber spikeri bir şehrin adını söyledi.

Uzak bir şehir.

"...güçlü bir saldırı sonucu bölge tahliye edildi. Yetkililer saldırganın kimliğini açıklamadı..."

Ekranda, uzaktan çekilmiş bir görüntü vardı.

Bir bina, yarısı çökmüş.

Duman.

Akira bir süre izledi.

"Anne."

"Hı?"

"Bu sık oluyor mu?"

Lyria elindeki tabağı bıraktı.

"Bazen."

"Korkuyor musun?"

Lyria bir süre cevap vermedi.

"Senin için korkuyorum."

Akira buna gülümsemeye çalıştı.

"Benim gücüm yok ki. Bana kim ne yapsın."

Lyria'nın yüzünde bir şey geçti.

Çok hızlı.

Akira onu yakalayamadı.

"Öyle bir şey deme," dedi annesi, sesi her zamankinden biraz daha sertti.

"Neden?"

"Çünkü gücün olmaması, seni güvende tutmaz."

Akira bunun üzerine düşündü.

Ama bir cevap bulamadı.

---

Ertesi gün, okul çıkışında, Reon onu bekliyordu.

"Haberi gördün mü?"

"Hangi haberi?"

"Dün akşamki."

Akira başını salladı.

"Babam da böyle bir şeyde..."

Reon durdu.

Cümlesini bitirmedi.

Akira ona baktı.

"Baban ne?"

"Hiç," dedi Reon, başını çevirerek.

"Önemli değil."

Akira ısrar etmedi.

Ama bunu unutmadı.

Reon'un sesindeki o küçük çatlağı.

---

Eve yürürlerken, Kaito da onlara katıldı.

Üçü birlikte yürüdü.

Hiçbiri çok konuşmadı.

Ama bu, rahatsız edici bir sessizlik değildi.

Akira, aralarında yürürken, bir şey fark etti.

Kendi gücü yoktu.

Ama bu üçlünün içinde, ilk kez, eksik gibi hissetmiyordu.

"Yarın yine oturalım mı?" diye sordu Yui, aniden.

Hepsi ona döndü.

Yui'nin yanakları hafifçe kızardı.

"Sadece soruyorum."

"Tabii ki," dedi Akira.

Reon bir şey demedi.

Ama başıyla onayladı.

Kaito gülümsedi.

Dördü, bir an, aynı şeyi hissetti.

Hiçbiri bunu söylemedi.

---

More Chapters