Bölüm – Kara'nın Ordusu
Sarayın üstündeki gökyüzü yarılmıştı.
Karanlık yarığın içinden bir figür indi.
Sonra bir tane daha.
Sonra bir tane daha.
Kısa sürede on karanlık siluet sarayın avlusuna indi.
Zırhları siyah, üzerlerinden duman gibi aura yükseliyordu.
Muhafızlar geri çekildi.
Bir şövalye kılıcını kaldırdı.
— Kara… savaşçıları…
Makuro fısıldadı.
— Şaka yapıyorsunuz değil mi…
Kurogami sırıttı ama kolunu tutuyordu.
Sağ kolundaki damarlar siyahlaşmıştı.
— Çok kalabalıklar.
Misora ise sessizce onları inceliyordu.
Öndeki Kara savaşçılarından biri konuştu.
Kara 25:
— Görev açık.
— Kan içenleri alacağız.
Bir başkası güldü.
Kara 24:
— Direnen olursa… öldürün.
Kral bir adım öne çıktı.
Yüzü sakindi ama gözleri sertti.
— Bu krallıkta kimseyi zorla alamazsınız.
Kara savaşçıları kısa bir an sessiz kaldı.
Sonra içlerinden biri alaycı bir şekilde konuştu.
— Krallar…
— Hep aynı cümleyi kuruyor.
Bir anda aura patladı.
Kralın etrafındaki zemin çatladı.
Kral:
— Son kez söylüyorum.
— Geri dönün.
Bir Kara savaşçısı kılıcını çekti.
— Hayır.
Sonra bağırdı.
— SALDIRIN.
Savaş Başlıyor
Bir anda karanlık figürler ileri atıldı.
Şövalyeler de bağırdı.
— KRALLIK İÇİN!
Kılıçlar çarpıştı.
Ateş, rüzgar ve yıldırım büyüleri havayı doldurdu.
Bir Kara savaşçısı elini kaldırdı.
Kara 23:
— Kara rüzgar!
Siyah bir fırtına üç şövalyeyi savurdu.
Ama tam o anda…
"BOOM!"
Kral ortaya çıktı.
Tek yumruk.
Kara savaşçısı duvara gömüldü.
Makuro'nun gözleri büyüdü.
— Lan…
— Kral uçuyor.
Kurogami gülümsedi.
— Şimdi eğlenceli oldu.
Ama tam o anda sağ kolu şiddetle ağrıdı.
— Tch!
Kolundaki damarlar daha da belirginleşti.
Bir Kara savaşçısı bunu fark etti.
— İşte onlar.
— Kan içenler.
Makuro bir anda dişlerini sıktı.
— Ben… kontrol edemiyorum…
Bir anda siyah aura patladı.
Makuro yere vurdu.
"BOOOOM!"
Taş zemin parçalandı.
Yanındaki iki Kara savaşçısı karınca gibi ezildi.
Herkes dondu.
Bir şövalye fısıldadı.
— Bu çocuk…
Kara savaşçılarından biri güldü.
— Güzel.
— Gerçekten işe yarıyor.
Ama Makuro'nun gözleri tamamen kararmıştı.
Kral bağırdı.
— ÇOCUK!
Makuro cevap vermedi.
Tam o anda Kurogami ileri atıldı.
— Kenara çekilin!
Sağ kolu kara enerjiyle kaplandı.
Bir yumruk attı.
Bir Kara savaşçısı havada paramparça oldu.
Ama sonra Kurogami de dizlerinin üzerine düştü.
— Lan…
— Bu güç…
Misora bağırdı.
— İKİNİZ DE DURUN!
Ama ikisi de onu duymuyordu.
Makuro bir şövalyeye saldırmak üzereydi.
Tam o anda Misora koştu.
Makuro'nun kolunu tuttu.
— Makuro!
Makuro bir an durdu.
Misora gözlerinin içine baktı.
— Kendine gel.
Sesi sakindi.
Ama tuhaf bir enerji yayıldı.
Makuro'nun aurası yavaşça sakinleşti.
Kurogami şaşkınlıkla baktı.
— Misora…
— Sen ne yaptın?
Misora nefes aldı.
— Bilmiyorum…
Ama o anda bir Kara savaşçısı bunu fark etti.
— İlginç.
— Kız… onları bastırıyor.
En Güçlü Kara Geliyor
Tam o anda gökyüzü tekrar yarıldı.
Ağır bir aura yayıldı.
Bütün Kara savaşçıları geri çekildi.
Yavaş adımlarla biri indi.
Siyah pelerinli bir adam.
Gözleri kırmızıydı.
Kara 15.
Etrafına baktı.
Sonra başını salladı.
— Aptallar…
Diğer Kara savaşçıları eğildi.
— Efendim.
Kara 15 konuştu.
— Bu görev başarısız olursa…
— Hepimizin sonu gelir.
Makuro fısıldadı.
— Ne diyor bu?
Kara 15 devam etti.
— Eski Kara düzeni bitiyor.
— Yeni düzen kuruluyor.
— Güçsüz olanlar… silinecek.
Sonra Makuro ve Kurogami'ye baktı.
— Ama bu ikisi…
— Yeni düzen için gerekli.
Kral kılıcını kaldırdı.
— Onları alamazsın.
Kara 15 hafifçe gülümsedi.
— Sen güçlü bir kralsın.
Bir adım attı.
Aura dağ gibi yayıldı.
— Ama ben…
— 15. rütbeyim.
Bir anda ortadan kayboldu.
"BOOOOM!"
Kral geri savruldu.
Şövalyeler bağırdı.
— KRALIM!
Kara 15 elini kaldırdı.
— Görevi tamamlayın.
Kara savaşçıları Makuro ve Kurogami'yi tuttu.
Misora bağırdı.
— BIRAKIN!
Kara 15 ona baktı.
— Bu kız…
— Onu da alın.
Bir asker sordu.
— Ama efendim… kan içmedi.
Kara 15 gülümsedi.
— Daha değerli olabilir.
Kara savaşçıları üçlüyü zorla götürdü.
Gökyüzündeki yarık tekrar açıldı.
Ve hepsi karanlığın içine girdi.
Saray avlusu sessiz kaldı.
Kral dizlerinin üzerinde nefes alıyordu.
Gökyüzüne baktı.
— Kara…
— Demek sonunda geldin.
Son birkaç bölüm beklediğinizden uzun olmuş olabilir. Hikâyedeki savaş ve olayları bölmeden anlatmak istediğim için böyle yazdım. Önümüzdeki 2 bölüm de benzer şekilde uzun olacak. Sabırla okuyan herkese teşekkür ederim.
