Cherreads

Chapter 144 - Anlaşılmazlık

Okul çıkışında, sokağın köşesinde bir bağırış duyuldu.

Akira ilk anda ne olduğunu anlamadı.

Sonra dumanı gördü.

Bir dükkânın önünden yükseliyordu.

Küçük ama hızla büyüyen bir alev.

İçeriden bir çocuk sesi geldi.

Ağlayan, korkmuş bir ses.

---

Kaito ilk koşan oldu.

Elini ileri uzattı.

Parmaklarından küçük bir akım fırladı, kapının kilidine.

Kilit kızardı, eridi.

Kapı açıldı.

Reon hemen arkasından girdi.

Elini havaya kaldırdı.

Kısa, keskin bir ses.

Alevin bir kısmı, basınçla içe doğru bastırıldı.

Yol açıldı.

---

Akira da koşmuştu.

Kapının önünde durdu.

İçeri bakabiliyordu.

Dumanın içinde, küçük bir çocuk köşeye sinmiş, ağlıyordu.

Akira bir adım attı.

İçeri girmek istedi.

Ama ne yapacağını bilmiyordu.

Elinde hiçbir şey yoktu.

Ateşi söndürecek bir gücü yoktu.

Dumanı dağıtacak bir gücü yoktu.

Sadece orada durdu.

Bakarak.

---

Kaito, çocuğu kollarına aldı.

Dışarı çıkardı.

Reon, alevin geri kalanını bastırmaya devam etti.

İkisi de terlemiş, yorgun ama başarmıştı.

Çocuk, annesinin kollarına teslim edildi.

Kalabalık alkışladı.

Birileri Kaito ve Reon'un adını sordu.

Akira, bir kenarda duruyordu.

Kimse ona bakmadı.

Çünkü yapacak bir şeyi olmamıştı.

---

Eve dönüş yolunda, kimse bir şey söylemedi.

Reon'un elinde hafif bir yanık izi vardı.

Önemsemiyordu.

Kaito, hâlâ nefes nefeseydi.

Akira, arkalarında, biraz geride yürüyordu.

"İyi misin?" diye sordu Yui, yanına gelerek.

"İyiyim."

"Yorgun görünmüyorsun ama."

Akira gülümsemeye çalıştı.

"Çünkü hiçbir şey yapmadım ki."

Yui bir şey söylemedi.

Çünkü söyleyecek bir şey yoktu.

---

Gece, odasında, Akira yatağın kenarında oturuyordu.

Elini açtı.

Kapattı.

Tekrar açtı.

Hiçbir şey olmadı.

Hep olduğu gibi.

Ama bu kez, bu hiçlik farklı bir ağırlık taşıyordu.

Daha önce, gücünün olmaması bir eksiklikti.

Şimdi, birinin yardımına koşamamak oldu.

Gözlerinin dolduğunu fark etti.

Silmeye çalıştı.

Silemedi.

---

Kapı hafifçe vuruldu.

Lyria içeri girdi.

Akira'yı o hâlde görünce bir şey söylemedi.

Sadece yanına oturdu.

"Bugün bir yangın oldu," dedi Akira, sesi kısık.

"Duydum."

"Hiçbir şey yapamadım."

Lyria onu kendine çekti.

Akira direnmedi.

"Biliyorum," dedi Lyria, usulca.

"Zor olduğunu biliyorum."

"Herkesin bir şeyi var. Benim yok."

Lyria bir süre sustu.

Sonra, çok yavaş, çok dikkatli bir sesle konuştu.

"Bazı şeyler geç gelir."

Akira başını kaldırıp ona baktı.

"Nereden biliyorsun?"

Lyria'nın gözleri bir anlığına ıslandı.

Ama gülümsedi.

"Çünkü bir anne böyle şeyleri hisseder."

Bu cevap, Akira'yı tatmin etmedi.

Ama o an, başka bir şeye ihtiyacı yoktu.

Sadece annesinin yanında olmasına.

---

Lyria, Akira uykuya dalana kadar yanında kaldı.

Odadan çıkarken, kapıda bir süre durdu.

Arkasına baktı.

"Geç gelmesin," diye fısıldadı, kimseye değil, kendine.

"Artık geç gelmesin."

Kapıyı kapattı.

Koridorda, bir süre, duvara yaslanıp durdu.

Gözlerini kapattı.

Sonra, derin bir nefes alıp, mutfağa yürüdü.

---

More Chapters